Reklam Alanı
Reklam Alanı
Emlak Haberleri 208 0

Cumbaşkanlığı Sözcüsü ibrahim Kalın: Kanal İstanbul Bir Devlet Projesidir

Paylaş:

Cumburbaşkanlığı Kabine toplantısından sonra, sorulan bir soru üzerine Cumhurbaşkanlığı sözcüsü İbrahim Kalın, Kanal İstanbul ile ilgili olarak yaptığı açıklamada “Bu yeni bir konu değil, biliyorsunuz yıllardır aslında gündemde olan, Cumhurbaşkanımızın daha sonra çılgın proje diye isimlendirdiği, İstanbul’un özellikle Boğaz trafiğini rahatlatacak, güvenliğini artıracak bir proje. Muhalefet Partisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi sanki kendi yetkilerindeymiş gibi biz bu projeyi yaptırmayız diye bir tezle ortaya çıktılar. Şimdi bu her şeyden önce bir devlet projesidir, bu bir belediye projesi değil, bu bir siyasi parti projesi değil, bir siyasi muhalefet partisi projesi değil, bu bir devlet projesi.” diyerek, bunun parti veya belediye projesi olmadığını ifade etti.

ÇED raporu hazırlandı ve kabul edildi

Sözcü Kalın “Bununla ilgili bütün değerlendirmeler yapıldı, yapılmaya da devam edecek. Yani bunun hukuki tarafı, işte ÇED raporu, finansal tarafı, bütün bu boyutlarıyla incelendi ve bunun yapılmasının İstanbul’un bundan sonraki 10-20-30 yıllık geleceği ve gelişmesi açısından çok büyük katkılar sağlayacağı açık bir şekilde görülüyor. En önemlisi de, İstanbul Boğaz’ının trafiğini rahatlatacak, geçmişte yaşanan kazaların tekrar etmemesi için de yeni imkânlar sunacak bir projedir” diyerek açıklamasına devam etti.

Bu Bir Devlet Projesidir

Sözcü İbrahim Kalın açıklamasında “Şimdi muhalefetin konuyu buradan yaptırırım-yaptırmazsın meselesine getirmesi çok garip açıkçası. Yani burada dediğim gibi bu bir devlet projesi, bu konuda ilgili kurumlarımız çalışmalarına devam ediyorlar. Ama netice itibarıyla Türkiye için bu yapılabilir bir projedir, bunu yaptırmayız gibi yaklaşımlarla engellemeye çalışmak çok anlamlı gelmiyor.” dedi.

KANAL İSTANBUL PROJESİ NEDİR? KANAL İSTANBUL SON DURUM NEDİR?

Geçmişteki çeşitli projelerde de “yaptırmayız, ettirmeyiz tarzı” vardı

Kalın “Yani geçmişte de bu yaptırmayız, ettirmeyiz tarzı yaklaşımların netice vermediğini biz gördük. Ama ben tekrar ifade edeyim, Kanal İstanbul bir devlet projesidir, bir siyasi partinin ya da belediyenin projesi değildir.” diyerek bu konudaki açıklamasına son verdi.

Tarihçi İlber Ortaylı’ya göre : “Kanal İstanbul” projesinin gerekli

Tarihçi Prof.Dr. İlber Ortaylı, 2017’nin Haziran ayında o dönem Ekrem İmamoğlu’nun da ilçenin belediye başkanı olarak katıldığı Beylikdüzü’ndeki etkinlikte, “Kanal İstanbul” projesinin gerekli olduğunu söyleyerek, “İstanbul Boğazı’ndan bu kadar şilep geçemez. Aksi taktirde her gün deniz kazaları olur” dedi.

istanbul havalimani calisanlarina kanal istanbulda konut mujdesi

 İlber Ortaylı düzenlenen söyleşide Kanal İstanbul’un gerekli olduğunu söyleyerek, Ekrem İmamoğlu’nun yüzüne karşı şu ifadelerde bulunmuştu:

“Zaten Lozan değişti ve daha çok değişecek. Montrö Lozan’ın tashihi demektir. Daha da tashihi edilecek çünkü İstanbul Boğazı’ndan bu kadar şilep geçemez. Aksi takdirde her gün deniz kazaları olur haberiniz olsun. Yani bundan sonra ciddi bir hükümetin programı o çılgın kanal denen kanalın yapılmasıdır. Onu aklı başında jeologlar Celal Şengör gibileri evet diyorlar, bu iş lazım diyorlar. Çünkü İstanbul boğazları milletler arası bir trafiğe müsait değildir. Lozan ve Montrö zamanında buradan geçen gemilerin yoğunluğu yüzde 1’in de altında. Bu hacmi kaldıramaz. İstanbul’un nüfusu 1 milyondu boğaz işlemiyordu zaten. Şimdi bizim okuldan bile motor kalkıyor sabah akşam karşıya. Servisle taşıyacak halimiz yok. Her yakada 10’ar milyon adam yaşıyor”

Ortaylı o zaman şu ifadeleri kullanmıştı:

Ortaylı “Boğaz geçişini hükümet söyledi diye bazıları alerji duyuyor. Ben bunu anlamıyorum. Bu lazım mı değil mi, olur mu, olmaz mı? Bunun raporu verilsin. Böyle bir ikinci kanalın lazım olduğu görülüyor. Türkiye ve dünya jeolojisini çok iyi bilen Prof. Dr. Celal Şengör buna taraftar. Bu projeye karşı ciddi bir şey yazılması lazım. İlmi şeylerle dolu değil, sadece halka açık anlatılabilir bir rapor gerekiyor. Böyle bir şey yazılmıyor, sözlü bir edebiyattır gidiyor. Yok sular karışır, yok bilmem ne olur. Peki, o zaman bir yazın. Mesela kanal çok geniş tutuluyor. Hakikaten neden geniş tutuluyor? Onu bir sorgulasınlar. Artık iş yalıdan çıktı. Bundan sonra boğazda seyr-ü sefa halinde işine gücüne gidip gelen insanlar, çoluk-çocuk var. Bu kadar lakayt kalıp sonra ‘su kirlenir’ diyorlar. Kirlenecekse onu da lütfen izah etsinler. Bu işte görevli uzmanlar ve hükümet bence kamuoyunu bilgilendirmiyor. Bazı meslek grupları maalesef 17 Ağustos depreminden beri çok iyi imtihan vermediler. İçlerinde konuşan, uyaran ve rapor verenler olduğu gibi bunu ticaret vasıtası haline getirenler de oldu. Bütün ilgili odaları göreve davet etmek hakkımız.” açıklamasında bulundu.

25.12.2019


Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir