Reklam Alanı
Reklam Alanı
Emlak Faydalı Bilgiler 672 0

Kapıcının Kıdem Tazminatı’nı Kim Ödeyecek? Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Paylaş:

Kapıcının Kıdem Tazminatı’nı Kim Ödeyecek? Tazminat Nasıl Hesaplanır?

Apartman ve site yönetimlerinin problemlerden biri de çalışan personelin işten çıkarılması veya emekli durumunda kıdem tazminatına hak kazanması durumunda kendini göstermektedir.

Kıdem tazminatının hesaplanması ile birlikte kat maliklerine düşen miktarlar belli olur ve iş ödeme safhasına geçer.

Tam bu aşamada emlağını kiraya veren kat maliklerinden itirazlar gelir. Kiracısı olan kat malikleri her zaman, “Ben orada oturmuyorum, kiracım ödesin.” şeklinde açıklamalar yaparak ödeme yapmak istemezler.

Özellikle, kiracı yeni taşınmış ya da çok eski bir kiracı değilse kıdem tazminatının hepsine katlanmak istemiyorlar. Herkes kendi açısından haklı iddialarda bulunsa da bu yazımızda hukuki olarak ne ve nasıl olması gerektiği hakkında sizler için araştırma yapalım istedik.

Personel Kıdem Tazminatı Ne Zaman Ödenir? Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı hakkı bir işverene bağlı olarak en az 1 yıl çalışıldığı zaman söz konusu olmaktadır. İşçi haklı nedenle işten çıkartılmadığında, çalıştığı yıllar dikkate alınarak son brüt ücreti üzerinden hesaplanan kıdem tazminatını almaya hak kazanır.

Kapıcının kıdem tazminatı hesaplanırken sadece aylık maaşının dikkate alınmayacağını; kapıcıya sağlanan yakacak yardımı, apartman yönetimince ödenen elektrik, su faturaları ya da ücretsiz konut gibi tüm ayni ve nakdi yardımların da maaşın üzerine eklenmelidir.

Kapıcının Kıdem Tazminatını Kim Öder?

Kapıcının ücretinin de dahil edildiği genel giderlere katılım payı (aidat) kiracıdan alınır. Ancak, konu tazminata geldiğinde esas sorumlu kat malikidir. Kat Mülkiyeti Kanunu’nun lafzı ve ruhu önceliği kat malikine vermektedir.

Kapıcının Tazminatı Kiracıdan Alınır mı?

Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 18. maddesinde “kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmeyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Aynı Kanunun 22. maddesinde ise “Kat malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür”.

Yukarıdaki kanun maddelerinden de anlaşılacağı üzere kat maliki ve kiracı borçlardan dolayı birlikte sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü olduğu kira miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan düşülür. Kira borcundan düşülmesi gerektiği konusunda kanun emrettiğine göre aslında bu borç kat malikine yansıtılmış olunur.

Kapıcı Tazminatı Konusunda Sorun Nerede?

Hukuki düzenlemeler bu şekilde olmakla birlikte uygulamada iyi niyet kurallarına uymayan durumlar da ortaya çıkabilmektedir. Örneğin; 10 yıldır çalışan bir personelin kıdem tazminatının ödenmesinden henüz yeni kiracı olmuş birinin sorumlu tutulması söz konusu olabilmektedir. Bu tip durumlar kira sözleşmeleri ile düzenlenebilir. Ancak bu konuda daha net kanuni düzenlemelere ihtiyaç vardır.

Yeni Malikin Bina Görevlisinin Kıdem Tazminatından Sorumluluğu

Kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü işverendedir. Apartmanlarda ve diğer ortak yapılarda ise apartman görevlisinin işvereni konumunda olan kişi maliklerdir.

Bağımsız bölümün el değiştirmesi, taşınmaz malikinin değişmesi halinde yeni malik apartman görevlisinin kıdem tazminatından sorumlu olur. Yeni malik, kendisinden önceki dönemi kapsasa dahi kapıcının tazminatını ödemekle yükümlüdür.

Ancak, yeni malikin bu tazminatı ödedikten sonra eski malike rücu etmesi mümkündür. Yani yeni malik kendi dönemi ile kendisinden önceki dönemi oranlayarak eski malike rücu edebilir.

Aşağıda yer alan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından verilmiş karar, yeni malikin kapıcının kıdem tazminatından doğan sorumluluğunu aydınlatmaktadır.

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

2001/18-642 E. 2001/662 K. K.T. 03.10.2001

  • ANAGAYRİMENKULÜN GENEL GİDERLERİNE KATILMA ( Yeni Malik )
  • KIDEM TAZMİNATI ( Yeni İşverenin Önceki Dönemlerden Sorumlu Olması-Kapıcı Giderleri-Yeni Malik )
  • KAPICI GİDERLERİ ( Yeni Malikin Sorumlu Olup Olmayacağı )
  • YENİ KAT MALİKİN KAPICI GİDERLERİNDEN SORUMLULUĞU ( Borcun Yasal Olarak Ödenmesi Gereken Tarihte Malik Olmanın Yeterli Olması )

İlgili Kanun Maddeleri: 1475/m.14/2 634/m.20/a

ÖZET: 

Kapıcı giderlerine tüm malikler eşit olarak katılmalıdır. Bu katılım sorumluluğu borcun yasal olarak ödenmesi gereken tarihte malik olan kişiye aittir. 1475 sayılı İş Kanununun 14/2. maddesi gereğince işyerinin devri sebebiyle başka bir işverene geçmesi halinde işçinin kıdemi değişik işverenlerde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 

Her ne kadar daha önceki işveren işçiyi çalıştırdığı süre ve devir sırasında işçinin aldığı ücretle sorumlu ise de. son işveren tüm süreden sorumludur, ancak önceki işverenlere sorumlulukları oranında, rücu edebilir.

DAVA: 

Taraflar arasındaki ”itirazın iptali” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.11.2000 gün ve 1999/2408 E-2000/1173 K. sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 26.3.2001 gün ve 2001/1871-2741 sayılı ilamı ile ( …Kat Mülkiyeti Kanununun 20. maddesi hükmüne göre, kat maliklerinden her biri kapıcı giderlerinden. ( ücret, sigorta primi, kıdem tazminatı vs. ) yönetim planında veya kat malikleri kurulunca verilmiş bir kararda başka türlü bir hüküm bulunmadıkça diğer kat malikleri ile birlikte eşit olarak sorumludur. Bu sorumluluk, borcun yasal olarak ödenmesi gereken tarihte malik olan kişiye aittir.

(Somut olayda, apartman kapıcısının görevden ayrılıp kıdem tazminatını hak ettiği tarihte davalı malik olup, yönetime ve sigortaya karşı bu borcun tamamından sorumludur. Hesaplanan kıdem tazminatına esas alınan sürenin bir bölümünün önceki malik dönemine ait olması borcun doğduğu tarihte malik olan davalıyı bu sorumluluktan kurtarmaz. Şartları varsa, ödediği kıdem tazminatının kendisinden önceki malik dönemine isabet eden miktarı için rücu hakkını kullanabilir. Açıklanan nedenlerle, davalının, bağımsız bölümünü satın aldıktan sonra geçen süre ile sınırlı olarak kıdem tazminatının ödenmesinden sorumlu olacağına ilişkin mahkeme kararı doğru bulunmamıştır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir… ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

TEMYİZ EDEN:

Davacı vekili Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin davalının bağımsız bölümü satın aldığı tarih ile işçinin emeklilik nedeniyle işyerinden ayrıldığı tarih arasındaki süreye isabet eden kıdem tazminatından sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar Özel Daire’ce yukarıda belirtilen nedenle bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Yönetim planında genel giderlere kat maliklerinin katılımının ne şekilde olacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, 2814. Sayılı yasa ile değişik 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasa’sının. 20/a maddesi gereğince kapıcı giderlerine tüm malikler eşit olarak katılmalıdır.

Bu katılım sorumluluğu borcun yasal olarak ödenmesi gereken tarihte malik olan kişiye aittir. Somut olayda, apartman kapıcısının görevden ayrılıp kıdem tazminatını hak ettiği tarihte davalı malik olup, yönetime ve sigortaya karşı bu borcun tamamından sorumludur.

Hesaplanan kıdem tazminatına esas alınan sürenin bir bölümünün önceki malik dönemine ait olması, borcun doğduğu tarihte malik olan davalıyı, bu sorumluluktan kurtarmaz. Şartları varsa, ödediği kıdem tazminatının önceki malik dönemine isabet eden miktarı için rücu hakkını kullanabilir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.10.2000 gün 2000/9377 Esas, 2000/14065 K. Sayılı kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 19.10.2000 gün 2000/9377 Esas, 2000/14065 K. Sayılı kararında da ”1475 sayılı İş Kanununun. 14/2 maddesi gereğince işyerinin devri sebebiyle başka bir işverene geçmesi halinde işçinin kıdeminin değişik işverenlerde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı. Her ne kadar daha önceki işveren işçiyi çalıştırdığı süre ve devir sırasında işçinin aldığı ücretle sorumlu ise de, son işveren olarak davalının tüm süreden sorumlu olduğu, ancak önceki işverenlere sorumlulukları oranında, rücu edebileceği” açıkça belirtilmiştir. 

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece 1475 sayılı İş Kanunun 14/2 ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun. 20/a maddeleri göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar vermek gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: 

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 3.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlginizi Çekebilir:  KMK. Madde. 45 Ortak Alanların Kiralanması.. Lütfen Tıklayınız….

İlginizi Çekebilir:  Kapıcının 2021 Yılı Asgari Maaşı Ne Kadar Oldu? İşverene Olan Maliyeti Nedir? Lütfen Tıklayınız….

İlginizi Çekebilir:  Kiracıların Apartman Aidat Ödemelerindeki Sorumluluğu…. Lütfen Tıklayınız….


Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir