Cebri İcra Nedir? Nasıl Uygulanır?

✔ Cebri İcra Nedir? Nasıl Uygulanır?

Alacaklının talebi üzerine, borçlunun borcunu yerine getirmeye zorlanmasıdır. Ancak bu zorlayıcı tedbirler, sadece borçlunun malvarlığı için geçerlidir. Herhangi bir borçlunun borcunu ödememesi ve mahkeme bünyesinde açıklanmış hükme riayet etmemesi halinde, borcun devlet tarafından zorla alınma işlemi cebri icra olarak bilinir.

Hiçbir alacaklı, hukuk usulleri dışında alacağını zorla tahsil edemez. Gerekli aşamalar ve usuller doğrultusunda, borçlunun borcunu ödemediği durumlarda hukuk nezdinde kanun gereği üzerinde işlem yapılmaktadır.

  ✔ Cebri İcra Çeşitleri

Türk Hukuku üzerinden bakıldığı vakit 2 farklı cebri icra çeşidi ön plana çıkıyor.

 1- Cüz-i icra

Cüzi icra, ferdi icra takibi olarak ifade edilir. Kişisel olarak borçlu kişi, borcunu ödemesini yerine getirilmemiş ya da ödenmemiş olan bir borcun icra müdürlüğü aracılığıyla tahsil edilmesidir. Bu işle görevli devlet kurumuna icra dairesi, bu işi yapan kamu görevlilerine ise icra memuru adı verilir.

Örneğin, bir kimse kiracısı olduğu evi mahkemenin tahliye kararına rağmen boşaltmıyor olabilir. Bu durumda, icra müdürlüğü devreye girerek kiracıyı evden zorla çıkartmak yoluna gidecektir.

 2- Külli icra

Külli icra ise toplu iflas kapsamında yaşanan durum için devletin devreye girmesi olarak anlatılabilir. Böylece yaşanan hukuksal duruma bağlı olarak bireysel ya da kurumsal açıdan devlet, cebri icra yöntemi de devreye sokar. Gerekli aşamalar ve unsurlar ele alınarak, borç miktarı ortaya çıkarılır ve buna bağlı olarak icra yöntemi devreye girer.

Cebri İcranın Yapılma Süresi Nedir?

Cebri icranın, alacaklının mahkemeye gitmesi üzerinden gerçekleşecektir. Böylece mahkeme sonucu ile beraber cebri icra süreci başlar. İlk olarak takip talebi ile beraber haciz ve rehin alınanların parayı dönüştürülmesi işlemi gerçekleştirilir. Bütün bu süreç, belli bir süre içerisinde ele alınır ve mahkeme nezdinde cebri icra işlemi tamamlanır.

 Borçlu olan kişi mahkeme ile beraber 10 gün içerisinde borcunu ödemek ile yükümlüdür. Sadece borcunu değil aynı zamanda mahkeme üzerinden çıkan masrafları da ödemek zorundadır. Elbette bu süreç içerisinde borçlu kişinin de karşı dava açma hakkı bulunur.

Bu işlemin ardından da kararın çıkması ile beraber 10 gün içerisinde gerekli işlemlerin yapılması gerekir.

Eğer borçlu kişi mal beyanında bulunmaz ve süreç açısından itiraz hakkını kullanmaz ise, o vakit hapse girmek ile karşı karşıya kalabilir.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı test-yemek-aof-aof-2-1.png

İlgili Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başka Yazı Yok